Osmanlı denizciliğinin ve tarihî coğrafya bilgisinin en önemli isimlerinden biri olan Piri Reis, Akdeniz’den Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’na uzanan geniş bir coğrafyada edindiği denizcilik tecrübesini, haritalar ve metinler yoluyla kalıcı bir bilgi mirasına dönüştürmüştür. Amcası Kemal Reis’le birlikte Akdeniz’de başlayan denizcilik hayatı; Osmanlı donanmasının seferleri, dünya haritalarının çizimi ve Süveyş merkezli Hint Okyanusu faaliyetleriyle erken modern Osmanlı deniz dünyasının merkezinde yer almıştır.
Osmanlı denizciliğinin ve tarihî coğrafya bilgisinin en seçkin isimlerinden biri olan Piri Reis, Akdeniz’den Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’na uzanan geniş bir coğrafyada edindiği denizcilik tecrübesini haritalar ve metinler yoluyla kalıcı bir bilgi mirasına dönüştürmüştür. Onun Keşifler coğrafyası hakkındaki 1513 ve 1528 tarihli iki haritası günümüzde hala önemini korumaktadır. Özellikle
Kitâb-ı Bahriye, Osmanlı denizcilik tarihi kültürünün yazılı ve görsel hafızasını yansıtan en kapsamlı eserlerden biri olarak Akdeniz’e dair benzersiz veriler sunmaktadır.
Kitâb-ı Bahriye’nin ikinci telifinin (1526) 500. yılı münasebetiyle düzenlenen bu sempozyum, Piri Reis’in hayatını ve eserlerini yaşadığı tarihî bağlam içerisinde çok katmanlı bir perspektifle ele almayı amaçlamaktadır. Sempozyumda, Akdeniz merkezli denizcilik tecrübesinin
Kitâb-ı Bahriye’ye yansımaları, Osmanlı kartografyası, Coğrafi Keşifler Çağı’nda bilgi dolaşımı, Akdeniz’de deniz stratejileri ile Karadeniz, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’ndaki küresel denizcilik faaliyetleri disiplinlerarası bir yaklaşımla tartışmaya açılacaktır.
Bu yönüyle sempozyum, Piri Reis ve
Kitâb-ı Bahriye ekseninde Osmanlı denizcilik mirasını incelemek ve geçmişten günümüze kadar denizciliğin geçirdiği gelişme ve değişim evrelerini uluslararası akademik bir zeminde yeniden değerlendirmeyi hedeflemektedir.
Akdeniz dünyasında edinilen bu yoğun denizcilik birikiminin, Kitâb-ı Bahriye’nin 927/1521 tarihli birinci telifine nasıl yansıdığı; eserin mensur yapısı, doğrudan gözleme dayalı anlatımı ve bir denizcinin pratik ihtiyaçlarını merkeze alan dili üzerinden tartışılacaktır. Bu çerçevede, portolan geleneği ve Osmanlı kartografyası bağlamında Ege ve Akdeniz haritaları, seyir bilgisi, ölçek ve işaret dili ile kıyı tasvir teknikleri ele alınarak, Piri Reis’in Akdeniz’i nasıl haritaladığı ve anlamlandırdığı incelenecektir.
932/1526 tarihli ikinci telif, Piri Reis’in devlet hizmetinde kazandığı tecrübenin ve Osmanlı deniz siyasetinin etkisiyle olgunlaşmış bir eser olarak değerlendirilecektir. Sadrazam Makbul İbrâhim Paşa’nın teşvikiyle yeniden düzenlenen, kapsamı genişletilen bu telifte, Bahriye yalnızca bir seyir rehberi olmaktan çıkarak Osmanlı deniz hâkimiyetinin bilgi temelli bir temsiline dönüşmüştür. Bu dönüşüm, harita–metin–görsel temsil ilişkisi çerçevesinde; tasvirli şehir ve liman resimleri, kale ve askerî unsurların haritalardaki sunumu ile ikonografik tercihler üzerinden analiz edilecektir.
Sempozyum, ayrıca Kitâb-ı Bahriye’nin kaynakları ve Akdeniz bilgi dolaşımı meselesini, İtalyan, Katalan ve Portekiz portolanları ile isolario geleneği bağlamında ele almayı hedeflemektedir. Piri Reis’in bu birikimi nasıl devraldığı, dönüştürdüğü ve Osmanlı denizcilik dünyasına uyarladığı; Akdeniz’de dolaşım hâlindeki coğrafya bilgisinin Osmanlı bağlamında nasıl yeniden üretildiği tartışmaya açılacaktır. Bu çerçevede, Bahriye’nin hem yerel deniz tecrübesine hem de uluslararası kartografik geleneğe dayanan çok katmanlı yapısı değerlendirilecektir.
Bunlara ek olarak, yer adları ve denizcilik terminolojisi, Kitâb-ı Bahriye’nin dil ve kavram dünyası üzerinden ele alınacaktır. Arkaik Türkçe kelimeler, toponimi, çok dilli adlandırmalar ve denizcilik terimleri, eserin yalnızca coğrafya ve haritacılık değil, dil tarihi ve kültürel etkileşimler açısından da taşıdığı değeri ortaya koyacaktır.
Sempozyumun bir diğer temel ekseni ise, Piri Reis’in hayatının Süveyş, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu safhasıdır. Akdeniz merkezli denizcilik bilgisinin bu yeni coğrafyalarda nasıl sınandığı, Osmanlı–Portekiz rekabeti, Aden, Maskat ve Hürmüz örnekleri üzerinden ele alınacak; Piri Reis’in dünya haritalarıyla birlikte düşünüldüğünde, onun denizcilik bilgisinin Akdeniz’den okyanuslara uzanan bir coğrafya tasavvuruna dönüştüğü gösterilecektir.
Sempozyum Piri Reis ve Kitab-ı Bahriye çervesinde hedeflenen bu temalar dışında Akdeniz Dünyası coğrafya ve denizcilik gelenekleri ile ilgili diğer konu başlıklarından bildirilere de açıktır.